Mutlu Hukuk Bürosu

Faturanın Delil Olarak Kabul Edilmesi- Av. Şakir EKİNCİ

blog-post

Yayınlayan : Mutlu Hukuk Bürosu

Keywords: fatura, faturanın delil olması, faturayı tahsil etmek, icra takibi,

0

Faturanın Delil Olarak Kabul Edilmesi- Av. Şakir EKİNCİ

Fatura günlük hayat içerisinde özellikle ticari faaliyetlerimiz esnasında sıkça kullanılan yazılı belgelerdendir. Bu sebeple özel hukuk açısından önemli vesikalardan sayılır. Ayrıca faturaların gelir ve giderleri ispatlamaya yarayan belgeler olduğundan vergi hukukunda da büyük öneme haizdirler.  Bu yazıda özel hukuk kapsamından çıkmadan hukuk mahkemelerinde faturaların delil kuvvetini inceleyeceğiz.

Faturanın ispata konu olması gerçekte Türk Ticaret Kanunu’nun 21. Maddesinden ileri gelmektedir. Bu maddeye göre, faturanın muhataba gönderilmesinden sonra 8 gün içinde muhatap tarafından itiraz edilmemesi halinde gönderilen kişi için aleyhe delil teşkil etmesi sonucu ortaya çıkacaktır. Ancak faturayı alan kişi için aleyhe delil teşkil etmesi hali bazı önemli şartlara bağlanmıştır:

1-      Taraflar Arasında Temel Borç İlişkisinin Bulunması Şartı

Kanunun aleyhe delil teşkil etmesi halini bağladığı ilk şart taraflar arasında faturanın düzenlenmesi için gerçek bir sözleşmenin bulunmasıdır. Faturayı düzenleyen ve faturayı alan kimse arasında böyle bir temel borç ilişkisinin olmaması halinde fatura da hukuki bir sonuç doğurmayacaktır.

Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna göre de: “Faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi karşı tarafça tebliğinden itibaren 8 gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olmasına bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasında bir sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir(YGHK E. 2008/3-175, K.2008/202).

Temel borç ilişkisinin ispat yükünü ise 2’ye ayırabiliriz:

İlk olarak faturanın temel borç ilişkisinin yazılı bir sözleşmeye dayanması halinde, temel borç ilişkisinin zaten bu sözleşme ile ispatı mümkün olduğundan ispat yükünün taraflardan hangisine düşeceğine yönelik herhangi bir pratik sorun arzetmeyecektir. Bu durumda faturayı alan kişinin 8 gün içinde faturaya itiraz etmemesi halinde, sözleşmeye aykırı düzenlenmiş faturayı geçerli hale getirmeyecektir. Bu sebeple yazılı sözleşmenin de aksi ancak bir başka yazılı belge ile kanıtlanabilecektir.

İkinci olarak, temel borç ilişkisi sözlü bir anlaşmaya bağlı ise itiraz edilmemiş faturanın içeriği kabul edilmiş sayılacağı gibi aradaki temel borç ilişkisinin varlığına da karine teşkil edecektir.

Sonuç olarak ispat yükü kimde olursa olsun, temel borç ilişkisinin ispatında genel hükümlere göre elde edilen deliller kullanılacaktır. Faturanın itiraz edilmeden kesinleşmesi halinde, bu durum temel borç ilişkisine de karine teşkil edeceğinden, faturayı düzenleyenin itiraza uğramamış faturayı da yazılı delil olarak kullanması mümkündür.

 

2-      Faturanın Şekil Şartlarına Uygun Olarak Düzenlenmesi Şartı

Kanunun fatura için öngördüğü karinenin hüküm ifade edebilmesi için düzenlenen faturanın kanunun öngördüğü şekil şartlarına da sahip  olması gerekir. Gönderilen belge fatura olarak kabul görmezse itiraz edilip edilmemesinin herhangi bir ehemmiyeti bulunmamaktadır.

3-      Faturanın Gönderilmiş Olması

Faturanın gönderilmiş olması faturanın adına düzenlenen tarafından alınmış olmasını ifade eder. Faturanın gönderim şekli ile alakalı kanunda herhangi bir açıklık bulunmamaktadır. Bu sebeple faturanın herhangi bir şekilde muhatabına ulaştırılması yeterli olmayacaktır. Henüz gelmiş E-fatura uygulamasının bir kenara bırakılarak yapılacak gönderimlerin ihtilaf çıkarmayacak bir gönderim yapılması en iyi yol olacaktır. Bu sebeple iade taahhütlü posta veya noter aracılığı ile gönderilmesi bu aşamayı ihtilaf konusu olmaktan kurtaracaktır. Hem gönderen hem de göndericinin E-Fatura uygulamasına geçmesi halinde düzenleyen/gönderenin en garanti yol olarak muhatabın varsa Kep adresine göndermesi uygun olacaktır. Faturaya yapılacak itirazlarda aynı gönderim şekliyle yapılabilecektir. Gönderilmemiş bir faturanın kanunen itiraza uygulaması ve karine teşkil etmesi de mümkün değildir.

4-      Faturanın İtiraza Uğramamış Olması

Kanunun faturaya tanıdığı karinenin geçerli olabilmesi için faturayı alanın 8 gün içerisinde fatura içeriğine itiraz etmemiş olması şarttır.  Bu süre içerisinde itiraza uğramayan faturanın içeriği, yukarıdaki diğer şartların da sağlanması halinde faturayı alan tarafından kabul edilmiş sayılır.

5-      Faturanın Defterlere Geçirilmiş Olması

Türk Ticaret Kanunu’nun 64. Maddesi tacirlere ticari defter tutma zorunluluğu getirdiği gibi bu defterlerin dayanağı olan faturaları da saklama yükümlülüğü getirmiştir. Bu sebeple faturaların defterlere geçirilmesi de zorunludur. Dayanağı olmayan kayıtların defterlere geçmesi halinde delil olarak kabul edilmediği gibi, faturaların da defterlere kaydedilmemiş olması tacir bakımından delil olarak bul edilemeyeceği bu sebeple kanunun düzenlediği karineden tacirin faydalanamayacağı da kabul edilmelidir.

6-      Faturayı Düzenleyenin Tacir Sıfatına Haiz Olması

Kanunda belirtilen karineden yararlanmak için faturayı düzenleyen kişi TTK’da belirtilen tacir sıfatına haiz olması gerekmektedir. Ancak faturanın gönderildiği kişinin tacir olmasına gerek yoktur.

Sonuç olarak yukarıda sayılan şartlar sağlanarak gönderilmiş bir faturanın TTK m. 21’e göre adına düzenlenmiş faturayı alan kişinin 8 gün içerisinde fatura içeriğine itiraz etmemesi halinde fatura, alan kişi aleyhine delil teşkil edebilir hale gelecektir.

 

Şakir EKİNCİ

Bu Makaleyi Paylaş :